Ana Sayfa   İletişim Formu
     
 
  • Home
      Dua Hakkında
      Dua, insanın Allah’a yönelmesi,yaratanından dilemesi,istemesidir.Dua büyük bir ibadet sayılmaktadır.Dua ederken ,mutlaka Arapça olacak diye bir kural yoktur.Belirli şartları yerine getirerek, içinden geldiği gibi edilir.Ancak Allah’tan istekler meşru olmalı ve olmayacak şeyler istenmemelidir.
      Kur'an da Dua
      Hak Teala buyuruyor ;”Ey habibim!”Eğer benim kullarım sana beni sorarlarsa onlara çok yakın olduğumu söyle.Bana dua edince dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki maksatlarına nail olabilsinler.”(Bakara-186)
      Hadislerle Dua
      “Büyük zorluklarla karşılaştığınız zaman; “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” zikrine devam ediniz. (Ebu Davud,vitr,25;TirmiziKıyame,8; İbn Hanbel,Müsned,1/336)
      Peygamberimizin Dualarından Bazıları
      ”Ya Rab, benim hatalarımı,bilmeden yaptıklarımı,işimde aşırı gitmemi ve Senin benden çok iyi bildiğin hallerimi mağfiret eyle.Allah’ım ,benim latifeleşmelerimi, ciddiyet hallerimi,hata ve kasten yaptıklarımı ve bende olan her şeyimi mağfiret eyle.”(Buhari Deavat,60;Müslim,70)
      Dua Nasıl Yapılmalı?
      “Sakın sizden biri dua ederken “Ya Rabbi dilersen beni mağfiret eyle ,dilersen bana merhamet eyle” demesin.İstediğini sağlamca ve katiyetle istesin.Çünkü Allah’ı şu veya bu işe zorlayabilecek hiçbir kuvvet yoktur.” (Buhari,Deavat,21)
      Dua'nın Adabı
      Abdestli bulunmak,bir namazdan sonra yapılmalı, Önce tevbe be istiğfar yapılmalı, kıbleye yönelmeli,duadan önce Allah’a hamd edilmeli...
      Çeşitli Dualar
      “Rabbimiz Tebareke ve Teala her gece, gecenin üçte biri kaldığı sırada dünya semasına nüzul eder ve şöyle buyurur:”Bana dua eden var mı,duasına icabet edeyim?İstediğini vereyim.Bana istiğfar eden var mı, onu mağfiret edeyim? (Buhari,Teheccüt,14)
    • Vesvese Nedir?
      Vesvese ,gizli ses demektir.İnsanın içinden ,duygu,düşünce veya bir sesin gelerek onu yönlendirmesidir.Genelde bu duygular kişiyi olumsuzluklara yöneltir.Adeta ikinci bir şahsın onu içinden yönlendirmesi gibi olur.
      Vesvese ile İlgili Ayetlerden Bazıları
      “Ey Adem oğulları! Şeytan;babanla ananızı ,avret yerlerini kendilerine göstermek için cennetten çıkardığı gibi,sakın sizi de belaya uğratmasın!Çünkü o ve taraftarları ,sizi,sizin kendilerini göremeyeceğiniz cihetten (yönden ,taraftan) görürler.Biz, o şeytanları,iman etmeyen kimselerin dostları kılmışızdır.” (Araf;27)
      Cin Nasıl Vesvese Verir?
      Şeytan veya cinin vesvese verebilmesi için, önce onun, insanın bedenine girmesi gereklidir.Hicr suresi 27. ayeti, cin ve şeytanın ateşten yaratıldıklarını,mesamata yani maddeye ve insanın vücudundaki görünmez deliklerden içeri girebildiğini belirtmiştir.
      Vesveseden Nasıl Kurtuluruz?
      Hicr Suresi 27. ayetinin tefsirinde; Cinlerin insan bedenine girdiği açıkça belirtilmiştir.Şeytan ve cin ateşten yaratıldıkları için bu tefsir şeytan içinde geçerlidir.Zaten Kur’an’ı Kerimde cin ve şeytan bazen birbirinin yerine de kullanılmıştır.Allah’a isyan eden,inkar eden cinlere şeytan diyoruz.Bunlar bedensiz varlıklardır.Yüce Allah bunları ateşten,bugünkü anlamı ile ışınlardan-şuadan yaratmıştır.
  • Sale
      Cin Nedir?
      Cin, arapça bir kelime olup “gizli,örtülü” anlamındadır.Kuran’ı Kerimde otuzdan fazla ayette geçmektedir.Ayrıca Kur’an’ı Kerim’de başlı başına ;yetmiş ikinci sırada yirmi sekiz ayetli Cin suresi bulunmaktadır.
      Cinler İnsanın Bedenine Girebilir mi?
      Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde; “Vel canne halaknahü min kablü min narus semum” Meali;” (Cannı da(insandan önce) mesemeta (yani maddeye) nüfuz edici ateşten (ışınlardan ,enerjiden) yarattık. (Hicr-27)
      Cinler Gaybı Bilirler mi?
      Gayb ,bilinmiyen demektir.Yanlış bir inanış olarak, gayb “gelecek “ olarak düşünülür.Gerçekte gayb;Bir kişinin, geçmişte, şu anda ve gelecekte bilemedikleridir..Cinler geçmiş olaylardan ancak gördüklerini, yaşadıklarını bilebilir. Her şeyi bilemezler.Bildikleri ise (o olayı gören bilen) başka cinlerden öğrendikleridir.Şu an içinde durum aynıdır.Geçmişi ve şu anı bilemeyen cinler geleceği nasıl bilecekler!
      Cinler Nasıl Beslenirler?
      Bu konuda ilim adamları üç ayrı fikir ortaya atmışlardır. 1-Cinler yemezler içmezler.Bu itibar edilmeyen bir sözdür. 2-Onlardan bir kısmı yer, içer bir kısmı yemez içmez .
      Cinler İnsanlarla Evlenir mi?
      Erkek cinin insan kadınla,kadın cinin insan erkekle cinsel ilişki kurması en çok karşılaşılan olaylardandır.Halk arasında “cinle evli” tabiri çokça kullanılmaktadır.İnsanların hemen tamamı,nasıl olduğunu merak etmekte;cinin enerji halinden çıkıp madde haline geldikten sonra bu ilişkiyi yaptığını sanmaktadır.
      Cinler Mükellef mi?(Allah'a Karşı Sorumlu mu?)
      Bütün alimlere göre,ittifakla cinler mükellef ve muhatabtırlar.
      Cinler İnsanlarla İletişime Geçebilir mi?
      Cinlerin insanlarla iletişime geçmesi ancak ,insanın bedenine görmesiyle olur.
      Cinler Ne Kadar Yaşarlar?
      Cinler çok yüksek bir hızda hareket ederler.Onları göremeyişimizin nedeni de bu yüksek hızlarındandır. Bu nedenle ömürleri,insanların ortalama ömürleri olan 70 senenin 10 -12 katı yani 700 ile 1000 sene arasında değişmektedir.
  • Community
      Büyü Nedir?
      Büyü, büyücünün cin ve şeytanları ve bazı malzemeleri kullanarak,kişileri fiziksel ,ruhsal ve uykularında etkileyen ,islamiyetle hiçbir ilgisi olmayan ,büyücüler tarafından yapılan ve peygamberimizin şirkten (Allah’a,ortak ,eş koşma) sonra büyük günahlardan saydığı haram bir eylemdir.
      Büyünün Olduğuna Kur'an-ı Kerim'den İspatlar
      De ki:”Ağaran sabahın Rabbine sığınırım!Yarattıklarının şerrinden ve karanlığını yaydığında kapkara gecenin şerrinden ve düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden ve kıskançlık gösterdiği zaman,kıskanç kişinin şerrinden!” (Felak Suresi)
      Büyünün Olduğuna Hadislerden İspatlar
      Ebu Hüreyre (r.a.) rivayet edilmiştir. Peygamber efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Helak edici yedi büyük günahtan sakının!” Sahabe sordu: -Nedir onlar Allah’ın Rasulu?..
      Büyülü Kişide Görülen Sıkıntılar
      Büyülü bir kişi ; fiziksel , ruhsal ve uykusunda olumsuz durumlar yaşar.İnsanın bedenine cin musallat olması(girmesi) iki halden biriyle olur.Büyücü göndermiştir veya kendi isteği ile girmiştir.Hangisi olursa olsun, o kişi aşağıdaki belirtilerden en az 4-5 tanesini yaşar.
      Üzerimizde Büyü veya Cin Musallatı Olduğunu Nasıl Anlarız?
      Aşağıdaki ayetlerden her birini en az 40-50 kere okuyun; eğer içinize daralma ,sıkıntı heyecan,bedende uyuşmalar,ağlama ,baş ağrısı, titremeler vb. şeyler oluyorsa ...
      Büyü Nasıl Bozulur?
      Büyü, büyücünün insanın bedenine cin musallat etmesi olayıdır.Büyücü,cini insana musallat ederken, bir takım malzemeler kullanmış olabilir.( muska gibi) Bu malzemelerin bulunması büyüyü çözmez.Bulsanız bile ,büyünün asli unsuru olan cin hala bedendedir.O halde vücuttaki cini çıkarma ,çıkmazsa yakmak lazımdır.
  • Store Locator
      Muska Nedir?
      Muska,İslam öncesi zamanlarda ,doğa üstü güçlere,cinlere ve şeytanlara karşı korunmak üzere,çeşitli şekillerde yazılıp takılmıştır.Fakat içlerine bakıldığında ,anlamı olmayan bir takım yazı ,şekil ve karamalardan ibarettir.
      Cincinin Buldum Dediği Muska ile Büyü Çözülür mü?
      En çok duyduğumuz sözlerden biride;bilmem kim hoca ,bana yapılan muskayı,büyüyü buldu büyü çözüldü.Peki bulundu da neden hala rahatsızlık çekiyorsun?
      Muskanın Büyülü veya Cinli Kişiye Yararı Olur mu?
      Muska yazmak peygamberimiz tarafından meşru sayıldığına göre; Yazılmasında bir sakınca olmayıp,ancak belirli şartların yerine getirilmesi lazımdır.
  • Products
      Nazar Nedir?
      Nazar,göz değdirmek,kötü gözle bakmak anlamına gelir.Kur’an’ı Kerim’de nazardan bahseden ayetlerde vardır.
      Nazarın Etkileri
      İki çeşit nazar etkisi bulunmaktadır.
  • Products
  • Products
SIKÇA SORULAN SORULAR

1- KARABASAN NEDİR? KARABASAN NEDEN OLUR? KARABASANDAN NASIL KURTULUNUR? (İSLAMİ)

Karabasan diye bir şey var mı? Dinimizde karabasan var mı? Karabasan neden olur? Karabasan olayı nedir? Neden karabasan ve kabus görürüz? Karabasan kimlere neden gelir? karabasandan nasıl kurtulunur? Karabasanın cinlerle ilgisi var mı?Karabasan olduğunu nasıl anlarız?Karabasandan kurtulma yolları...Bu soruların cevaplarını sizlere islami olarak açıklayacağım.

Karabasanla ilgili o kadar çok yorum yapılıyor ki, insanlar neye,kime, hangisine inanacağına, hangisinin doğru olduğuna şaşırıyor.Aşağıda karabasanın nasıl olduğunu açıklayacağım üzere; karabasan insanın bedenindeki,içindeki cinlerin bir oyunudur.Kendisine cin musallat olmuş veya büyü yapılan insanların bazılarında görülür.Karabasanı nasıl anlarız? Sorusu da çok sorulmaktadır.Karabasan uyku ile uyanıklık arasında bir varlığın gelip üzerine,göğsüne oturup; senin elini kolunu kıpırdatamaman, konuşamaman, ,içinin daralması, bazen üzerine oturan cinin silüetini veya kendisini görmen şeklinde olur.İslami olarak açıklaması bu dur.Fakat her cin musallatına uğrayan veya büyülü kişide karabasan olayı yaşanmaz.Bir çok kişi de karabasanın ne olduğunu bilmez veya yanlış yorum yapar.

Karabasan olayını cinler, o insanı korkutmak veya eğlenmek için yaparlar.Fakat bu korkutma o insanın ruhunu olumsuz yönde etkiler.Bir insanın her gece veya sıklıkla karabasan görmesi onun yatağa girmesini veya uyumak istemesini engeller.Bir çok kişiden dinledim. "Hocam, karabasan tekrar gelecek diye korkudan sabaha kadar oturdum."demektedirler.Cinler akılllı,şuurlu varlıklar olduğundan,insanlar onları göremez, fakat onlar insanları gördüğünden ve üstelik insanların içine girebildiklerinden, kişilere akıl almaz şekilde etki etmektedirler.Allah'ın ve insanların düşmanı olan şeytan;Kur'an'ı Kerim'de belirtildiği üzere, insana sağından,solundan,önünden ve arkasından sokulacağım demekte ve Allah'u teala'da şeytana belirli güne kadar mühlet vermiştir.Şeytanın insana bu şekilde de sokulmuş olduğu anlaşılır.

Karabasan olayını yaşayan insanlar dikkat ederlerse onlarda;ruhsal,fiziksel ve uykularında da sıkıntılar vardır.İşte bu belirtilerden, o insanda büyü veya cin musallatı olduğunu anlarız.Mesela, içinde cin olan kişinin içindeki cinler kendilerini bedenin dışındaymış gibi gösterebilirler veya kulaklarına sanki dışardan birisi sesleniyormuş gibi sesler çıkartabilirler.Aslında cinler o insanın bedenindedir. Bu durumlar karabasana ne kadar çok benziyor değil mi?

İnsanların çok yaşadığı ve gerçek içyüzünü bilemediği karabasanın ne olduğunu açıklayacağım. Karabasana, halk arasında yöresel ve bölgesel olarak; "ağırbasan", "karabastı", "kamos" veya "karakura " gibi isimlerde verilmiştir. Çok kişi yaşar, ancak neden,nasıl,niçin olduğunu bilemez. İşte o zaman her kafadan bir ses çıkar, işin iç yüzünü öğrenmeden yorum yaparlar. Bu yanlış yorumlar yüzünden de karabasandan etkilenenler, bunu ömür boyu yaşarlar.

Karabasanı bilim ve din yönünden incelersek; Bilim, karabasana " uyku felci" demektedir. Nedenleri arasında da şunları göstermektedir:Vardiyalı çalışanlarda, stres altındaki öğrencilerde, uyku düzenindeki ani değişiklerde,stres, kaygı,yorgunluk, uykusuzluk, yaşam tarzında meydana gelen değişiklikler,hamilelik,loğusalık, uyku öncesi açlık,alerji veya uyku için alınan ilaçlar gibi durumların yaşanması sırasında,REM uyku döneminde yaşanılan fizyolojik bir olay olarak tanımlanmaktadır. Halüsinasyon görüldüğüde kabul edilmektedir.

Karabasan olayına, bizim açımızdan bakıldığında;Yukarıdaki nedenlerle ilgisi yoktur.Karabasan, cinlerin ve şeytanların insan üzerinde yaptıkları etki,tesir ve oyunlardır. fakat halkımız,karabasanın olmaması için batıl,boş ve faydasız işler yaparlar.Mesela:Bebeğin baş ucuna sarmısak asılıyor,loğusanın bulunduğu odaya süpürge konuluyor, yeni doğum yapan kadına kırmızı renkli elbise giydiriliyor, odaya ve çocuğa nazar boncuğu asılıyor.


Yatarken üzerine bir ağırlığın çökmesi,sanki üstünde bir varlık varmış gibi hissin olması,üstelik yanındakine bile sesini duyuramaman karabasan olayıdır. Genellikle de üzerinde bir varlığın olduğu hissedilir.

Karabasanın sırrı nedir?
Cinler insanın bedeninde olsalar bile,yapıları itibarı ile kendilerini dışarıda gösterebilir,üzerine sanki dışardanmış gibi yüklenebilir,oturma hissi verebilir,sıkıntı yapabilir,bedenin içinden ve dışından kulaklarına sesler getirebilirler.Sanki karşında bir insan veya hayvan varmış gibi görüntü verebilirler.Bunları gerçek mi değil mi diye ayıramazsın.

Karabasan da;insanın bedenindeki cin veya cinlerin,kendilerini sanki dışarıdaymış gibi hissettirip,insan bedenine oturmaları,yüklenmeleri olayıdır.Dikkat edin aslında cin insanın bedeninde ama his ettirme dışardanmış gibi. Yanındakine bile seslenemiyorsun,elini kolunu kıpırdatamıyorsun,işte o anda vücudundaki cin seni fiziksel olarak etkisi altına aldı.

Karabasan cin-şeytan mıdır? Karabasan cin ilişkisi var mı?

Yukarıda anlattığım ve aşağıda anlatacaklarıma göre, Karabasan, kesinlikle cin dir. O insanın bedenine musallat olan veya büyü ile gönderilen cinlerdir. Bunu başka şekilde yorumlayanlar, bu konuları bilmiyor demektir.

Karabasandan nasıl korunuruz?

Bazı kimseler karabasanı sık sık yaşarlar. Yatağa girmek, uykuya dalmak onlar için kâbus olur. Hatta bazı kimseler bu yüzden uyumak bile istemez. Tekrar olur endişesi vardır. İçinde korku,ürperti, endişe vardır. O zaman bu kişilerde bedeninde cinlerin olduğu anlaşılır. Karabasan olduğu anda, Felak,Nas, Ayetel Kürsü ve fatiha sürelerini okuyunuz. Bütün okumalarınıza rağmen, karabasan tekrar oluyorsa,bu işi iyi bilen birinden yardım almak zorundasınız. Yani üzerinize okunma yapılması gereklidir. Okunma yapılmazsa, bu durumu ömür boyu yaşarsınız.Birisi karabasan ile ilgili yorum yazmış.Karabasan gelince ağzın çıksa kapa,kapalıysa aç. Karabasan gelince o insanın zaten eli kolu kıpırdamıyor,vücut kitleniyor, yanındakine seslenemiyor.Ağzını nasıl açıp kapatacak?

Karabasan, bir cin etkilemesi olduğuna göre, istediğiniz kadar ilaç alın geçmesi mümkün değildir. Karabasandan kurtulmanın tek yolu, kendinizin veya bir başkasının üzerinize okuma yapmasıdır.

O anda okuyabilirsen sesli olarak,sesli okuyamazsan, içinden ;Fatiha,Ayetel Kürsi ,Felak ve Nas surelerini ,üzerinizdeki etki kesilinceye kadar tekrar ederek okuyunuz.Kısa bir süre sonra etki kesilecektir.Resulullah (s.a.s) yatağına yatttığı zaman 7 şer kere Felak ve Nas sûrelerini okur, ellerine üfler ve vücudunun her yerine ellerini sürerdi.Karabasan olayını sıkça yaşayanlar:Yatağa abdestli girmeli, "Lâ ilâhe illallah" ,"Hasbunallahu ve ni'mel vekil", "Lâ havle kuvvete illâ billah" ,"Fein tevellev fe kul hasbiyallahu lâ ilâhe illâ hu* aleyhi tevekkekkeltu ve huve Rabbül arşil aziym." dualarını tekrar ederek okumalıdır.

Bedeninizdeki bu cinler;”Bedeninde Cin Olan Kişide Görülen Belirtiler” bölümünde yazmış olduğum sıkıntıları size mutlaka veriyordur.Büyü yolu ile veya kendileri girmiş olabilirler.Bundan dolayı bu işi iyi bilen birinden yardım alıp bir an önce kurtulmaya bakınız.Daha önce anlattığım gibi yaşam kalitenizi olumsuz yönde etkilerler ve en kötüsü ruh yapınızı gittikçe bozarlar.

Karabasan yaşayan bazı kimselerin anlattıkları ve nasıl korundukları neler yaptıklarını da hatırlatırsak konu daha iyi anlaşılmış olacaktır.

Beyinle ilgili bir korku oluyor.Kötü varlıkların beyne etkisi.İnsan çok rahatsız oluyor,hiç cindir diye düşünmedim. Bunu bilimsel olarak yorumluyordum.fakat açıklayamıyordum.Baskı,acı ve kitlenme oluyordu.

Bir başkası ise.Karabasan geldiğinde çok korkunç oluyor. Üç beş dakika nefes alamiyorum.Dua ettim,namaz kıldım , ayetel kürsi okudum.Şimdi eskisi kadar karabasan gelmiyor.

Bir diğer karabasan yaşayan kişi ise, yattığımda üzerime çöküyordu.Önceleri çok korkmuştum.Ona vurmaya çalıştım,elim üzerine geliyordu ama ona bir şey olmuyordu.Daha sonraları beni kilitledi.İçimden okumak geldi ama okuyamadım.

Yattığımda,ayaklarımda bir ağırlık hissettim, başımı kaldırıp baktığımda bir şey yoktu.Nas süresini okudum , besmele çektim,uyuyakalmışım.sabah kalktığımda çok korkmuştum.Büyük ihtimallle kan dolaşımından veya kaslardan kaynaklanan bir durum.

Onlarca kez başıma geldi.gözlerini açamıyorsun,çok uykun geliyor gibi oluyor,üzerinde halsizlik oluyor,bazı sesler geliyor,kafanı kaldıramıyorsun.Bazen ayetel kürsi okuyunca geçiyor.

Sesli okumak daha tesirli olur düşüncesindeyim.

Dlin kitlenmesi durumunda mecburan içinden okunacaktır.

Bende çok yaşıyorum,Bazı geceler bağırmak istiyorum sesim çıkmıyor,kalkmak istiyorum kalkamıyorum.Ayağınma ağırlık çöküyor üç gün gitmiyor.

Karabasan yaşayanların bazılarının anlattıklarını örnek olarak verdim. Dikkat ederseniz,yaşananlar aşağı yukarı aynı, fakat insanların buna bakışı inanışları değişik.Bu nerden kaynaklanıyor,konunun özünü,sırrını bilmemekten. Önce,karabasanın neden olduğunu,nasıl olduğunu anlamak lazımdır.Bilimsel olarak düşünebilirsin, karabasan yaşamış olanların okumakla bunu hafiflettiğini söylüyorsa, okuma denemesi yapman gerekir.Bakalım faydası olacak mı?Bu bakımdan,karabasan yaşayanların içlerinde cinler vardır ve karabasanı içindeki bu cinler yapmaktadır.Karabasanın cin olmadığını söyleyenlere itibar etmeyiniz.Kendi deneyimlerimizle karabasan yaşayan çok insanı Allah'ın izniyle bu dertten kurtardık.

Karabasandan nasıl kurtulunur?

Karabasandan nasıl kurtulunur?Karabasan nasıl gider?karabasan, insanın içindeki cinlerin bir oyunu olduğundan,o insanın üzerine, cin musallatı veya büyünün bozulmasında olduğu gibi okuma yapılırsa, bu karabasan derdinden kurtulunur.Aşağıda gerçek,yaşanmış olan karabasandan kurtulma hikayelerini yazdım.Bunları okuduğunuzda karabasanın ne olduğunu daha iyi anlayacağınızı umarım.

1-Birkaç yol önce; iki gencin düğünleri oluyor. Düğün bittikten sonra, evlerine gidiyorlar. Banyo yapmak için erkek banyoya giriyor.Kız da yatakta sırt üstü yatıyor. O anda, kızın ifadelerine göre; iki ayağından bir sıcaklık girmeye başlıyor,göğsüne kadar geliyor. Bir varlık adeta göğsüne oturuyor. Öyle korkuyor ki, eşine seslenecek konuşamıyor, yataktan kalkacak kalkamıyor, elini kolunu kıpırdatamıyor. Birden üzerine oturanın yüzünü görüyor ve o yüz çirkin suratlı uzun dişli bir varlık. Kıza "Sen benimsin artık" diyor. Aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyor kız. Sonra eşi odaya giriyor. Onu kaskatı kesilmiş görünce telaşlanıyor ve karısını sarsmaya başlıyor, kız kendine geliyor.

Ertesi gün aynı olayı erkek yaşıyor. Uyumak için yatağa yattıklarında, kızın yaşadığı aynı olay başına geliyor.Bunun üzerine bir psikoloğa gidiyorlar. Sizde "uyku felci " var diyor psikolog. Üç hafta süren bir terapi neticesinde, hiç bir sonuç alınamayıp, aynı olayları sık sık yaşıyorlar. Bu sefer bir doktora gidiliyor. Doktor da aşağı yukarı aynı terapiyi uyguluyor ve ilaç veriyor.Buna rağmen hiç bir değişiklik olmuyor.

Bir tanıdık vasıtası ile bana geldiler. Baktım ki, her ikisine de cin musallat edilerek büyü yapılmış. Kendilerini okudum, Allah'ın izni ile kısa sürede bu karabasandan kurtuldular. Şu an bile o karı koca beni arasıra ararlar, hiç bir sorunlarının olmadığını belirtirler. Bu örnekte görüldüğü gibi, karabasanın büyü veya cin musallatı ile birinci dereceden ilişkisi vardır.

karabasanın, stres,kaygı, uykusuzluk bunun gibi kavramlarla ilgisi varsa; bu karı koca bunların hiçbirini yaşamamış. Her ikiside üniversite mezunu işi gücü olup, hiç bir sıkıntıları yok. İlaç bile kullanmamışlar. Peki neden sürekli devam ediyor? Neden okumam sonunda her ikisi bir daha karabasan yaşamadı? Bunun gibi onlarca örnek verebilirim. Hepside bu sıkıntıdan kurtuldular.

2- Üniversite öğrencisi genç bir kız. Yaşadıkları dayanılmaz hale gelince, ailesine anlatıyor. Ailesi de beni bulup kızlarını getirdi. Kıza yaşadığıklarını anlattırdım.Şöyle ifade etti:" Ne zaman yatmaya kalksam, önce bütün bedenime bir ağırlık çöküyor. Bu ağırlığı özellikle göğsümde hissediyorum. Konuşamıyorum, elimi kolumu kıpırdatamıyorum, boğulacakmış gibi oluyorum.Nefesim kesiliyor. Bazende ağzımdan ve burnumdan kırmızı ve beyaz bir ışığın girdiğini çıktığını görüyorum". dedi. Aynı zamanda, gündüzleri sanki arkasında biri varmış gibi hissettiğini, içinden vesveseler geldiğini, içinin mutsuz huzursuz olduğunu, arasıra parmak uçlarının uyuştuğunu söyledi. O zaman anlaşıldı ki, kız cin musallatına uğramış. Karabasanı da yaptıran içindeki cinler.

Bunun üzerine kızı okumaya aldım. Okumaya başladıktan yarım veya kırkbeş dakika sonra, kızın ağzından bir ses:

-Sen nerden çıktın karşıma? ( Bana sesleniyor)

-Kimsin sen?

- Şeytanım.

-Belli şeytan olduğun!

-Bu kıza sen mi yapıyorsun karabasanı?

-Ben yapıyorun, ne olacak? (Şeytan kafa tutmaya başladı)

- Ne olacağını biraz sonra göreceksin!

-Yapta görelim.Ben güçlüyüm, bana birşey olmaz!

-Senin gibi çok güçlü şeytan gördüm. önce kafa tutarlar sonra yakma diye ağlarlar.

- Ben yanmam, bir ateşiz!

- Ne olursan ol, yanar mısın yanmaz mısın? Göreceğiz.

Kızın içindeki şeytan bayağı da güçlüye benziyordu. Aramızda biraz daha diyaloglar geçtikten sonra, anladım ki, bu iblis yalnız değil kızın içinde bir tane daha var. Yani iki kişiler.Ötekisi hiç konuşmuyor.

Kızı hemen okumaya aldım. Daha dua kısmındayken, kız kasılmaya, ağlamaya başladı. ( Burada kasılan, ağlayan aslında şeytandır.İçerideki davranışını yansıtır.) Dualar bittikten sonra, kız hafiflediğini, oldukça rahatladığını söyledi. Fakat Şeytan daha tamamen yanmamıştı. Şeytanları yakan ayet ve sûreleri okumaya başladım. Okudukça kız kasılıyordu. Bir müddet sonra şeytan tekrar konuşmaya başladı.

- Yakma bizi ne olursun?

- Az önce kafa tutuyordunuz!

- Hepinizi korkutmak için yaptık bunu!

- Senin bize karşı olan gücünü biliyordum, şimdi daha da iyi anladım.

Şeytanların yaptığı numaralardır bunlar. Hemen hepsi aynı taktiği uygularlar. Şeytanı dinlemedim. Okumaya devam ettim.İki saat sonra kız, onların yanışlarını gördüğünü söyledi. ( Bazı kimseler, şeytanın yanışını görür, herkes göremez.) Konuşmayan şeytanın sadece başını kaldığını bitmek üzere olduğunu, konuşan cinin ise gövdesine kadar yandığını belirtti. En azından birini bitirmem lazımdı. Tekrar okumaya başladım. Yarım saat sonra, başı kalan şeytan tamamen yandı yok oldu.

Bir gün sonra, benimle koşan iblisin göğsünden yukarısını ve başını da Allah'ın izniyle yaktım. Kız, şeytanlardan tamamen kurtulmuştu. Kıza üç günde bir bir ay aramasını söyledim. dediklerimi yaptı. Artık ne karabasan ne de öbür sıkıntılarının olmadığını söyledi.

Bu onlarca hikayenin arasından seçtiğim, sadece iki öyküdür. Deneme ve tecrübelerimizle, karabasanın bir cin-şeytan oyunu olduğu kesin olarak bellidir. Ömür boyu bu sıkıntıları çekmektense, bir kaç günlük zaman ayırıp bu dertten kurtulmanız mümkündür.

2- REENKARNASYON VAR MIDIR?
Reenkarnasyona inananlar binlerce yıllardan beri Hindistan ve etrafındaki bölgelerde yaşamışlardır. Reenkarnasyon inancının yayılışı bu coğrafyadan olmuştur.
Reenkarnasyona inananların iddia ve görüşü şöyledir;Ruhlar ezelde yaratılmış ve tekamül etmeleri için birer bedene sokularak dünyaya gönderilmişlerdir.Ancak her ruhta kuvvet,anlayış,güç ve değerlendiriş yeteneği aynı değildir.Bu sebeple dünyaya geldiği zaman yaşadığı ömür onun gelişmesi için yeterli değildir.Bu nedenden ölümünden sonra ruhlar aleminin belirli bir yerinde yaşar.Sonra kaldığı yerden tekrar devam etmek üzere dünyaya gelir ve başka bir bedende yaşamına devam eder.Ömrünü doldurunca yeniden ölür ve gene o bekleme katına çıkar.Sonra tekrar dünyaya gelir ve eğitilmeye başlar.Ta ki tekamül edip ,zirveye çıkana kadar.Ne zaman mükemmel bir ruh haline gelir,ondan sonra artık dünyaya gelmez olur;bu defa da başka dünyalarda daha da tekamül etmeye çalışır.Bu durum sürekli olarak devam eder.

Reenkarnasyocular kendi inançlarını kanıtlamak için;Bakara suresi 28.; ,Al-i İmran suresi 27.;Nuh suresi 17,18,19 ve 20. ayetlerini ileri sürerler.Bu ayetler incelendiğinde bütün İslam alimleri ittifakla karar vermişlerdir ki, bir insan öldükten sonra onun ruhu bir daha asla geriye dönmez.reenkarnasyon, eskilerin deyimiyle “tenasuh” diye bir olay yoktur. Ruhun bir daha geriye dönmemesi ayetlerle de sabittir.

“Sonunda her birine ölüm geldiği vakit Rabbim! Beni dünyaya geri gönder,Belki ben,güzel bir amel işlerim diyecek.Hayır,Hayır!Onun söyledikleri boş bir sözdür.Önlerinde ise,yeniden diriltilecekleri güne kadar,bir perde vardır.(Mü’minun 99-100)
Bu ayetler, öldükten sonra ruhun bir daha dünyaya geri dönemeyeceğinin kesin bir ispatıdır.

Peki bu işin sırrı nedir?Bazıları falanca kişiyim,geçmiş hayatımda ben şu kişiydim der.Üstelik o kişi ölmüş olmasına ve onu hiç tanımamasına rağmen,onunla ilgili bilgileri nasıl biliyor?

Cinler yapıları itibarıyla insan bedenine girebilirler.Bedendeki cin o insanla iletişim kurabilir.Bir takım bilgileri verebilir.İnsanlar bunun farkında olmazlar.Sanırlar ki ölmüş bir insanın ruhunu taşıyorum. Çünkü o şahıs hakkında söylediklerinin hepsi doğru.İnanmamak mümkün mü?(cin ölmüş olan kişiyi hayattayken iyi tanımaktadır) Cin o bilgileri vererek, o insanın ölmüş birinin ruhunu taşıdığını herkese inandırır.Bunlar şeytani vasıflı cinlerdir.Amaçları insanların kafasını karıştırmak,eğlenmek ve dinden uzaklaştırmaktır.
Normal şartlarda tanımadığımız birinin ,üstelik ölmüş birinin hakkında bilgi vermek aklen ve mantık olarak doğru değildir.İşin sırrı açıkladığım gibidir
        
3-RUH ÇAĞIRMA NEDİR? RUHLAR ÇAĞIRILINCA GELİR Mİ?

Ruh çağırma nedir?Ruhlar çağırılınca gelir mi? Ruh çağırma da gelen ruhlar mı, cinler mi? Bu konuda o kadar çok mail alıyoru ki, neredeyse ruh çağırmayan kimse kalmamış. Bayan girmiş kırk yaşına bir takım sıkıntılar çekiyor. "Hocam,18-20 yaşlarında arkadaşlarla merak edip ruh çağırmıştık, o zamandan beri bazı sıkıntılar yaşıyorum.Bunun nedeni nedir?Bunun gibi yüzlerce kişi...Aşağıda açıklayacağım gibi,ruh çağırma diye bir şey yoktur.Sizin bilinçsizce ruh diye çağırdığınız cinlerdir.
Ruh çağırma özellikle gençlerin merak edip yaptıkları tehlikeli bir oyundur.Bir kahve fincanı veya gazoz kapağının üzerine üç beş kişi parmaklarını koyup,bir takım sözler söyleyerek ,ruh çağırdığını zannederler.Kısa bir süre sonrada,bu gençlerin bedenlerine cin girer.Onların bütün iradelerini elinden alır,istediği gibi yönlendirir.Burada gelen ruh değil cin veya şeytandır.Benim yakın akrabam üniversitede öğrenci olan bir kızın ,anne ve babası,kızlarının davranışının çok değiştiğini,söz dinlemediğini,toplumda yadırganacak şekilde giyinmeye başladığını,derslerine karşı ilgisinin azaldığını söyleyip ,yardım istediler.Fakat kız bir türlü benimle karşılaşmak istemiyordu.Zorla yanıma getirdiler.Hep kaçmak istiyordu.Nihayet kızı karşıma aldım ve kız şunları anlattı.Oyun olsun diye üç kız arkadaş ,ruh çağırma yapmışlar.O günden sonra içinde konuşmaların başladığını,hep olumsuz fikirlerin telkin edildiğini,iradesine hakim olamadığını söyledi.Kısaca,ruhsal olarak bunalıma girdiğini ,zorlada olsa söyledi.Üzerine biraz Kur'an okudum cin başladı konuşmaya.Bedende beş kişi olup,üçünün ateist,ikisinin Hıristiyan olduğunu ,bu kızın çağırdığını onun üzerine geldiklerini,olumsuz davranışları kendilerinin yaptırdıklarını ve vücuttan çıkmayacaklarını söyledi.Bunun üzerine çıkmak isteyen var mı? Diye sordum.Tekrar çıkmayacaklarını beyan ettiler.Okuma yoluyla ,Allah'ın izniyle hepsini yaktım(öldürdüm).Kızın anında yüzünün rengi geldi ve kendini yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyledi ve kız şu anda çok iyi.

Yukarıda anlattıklarım gerçek bir olaydır.Ruh çağırma heveslileri varsa,başlarına ne geleceğini göstermek için, özellikle bu örneği verdim. Cinlerle oyun tehlikelidir. Çarpıldığınızda,sizi o varlıklardan kurtaracak birini bulamazsanız ömür boyu sıkıntı çekersiniz.Kesinlikle bu tür işlere girmeyin.
Ruhlarla iletişim olayı,dinimizde vardır.Ancak apayrı bir konudur.Burada anlatılması uygun değildir ve oldukça uzun bir meseledir.

4-CİNLER, İNSANA ZORLA BİR ŞEY YAPTIRABİLİR Mİ?
Cin ve şeytanın insana zorla bir şey yaptırabilmesi için, onun bedenine girmesi şarttır.Vücuda giren cinin sayısı ve kuvveti ile o insanın yapısı önemli faktördür.Şöyle ki:Bedene kuvvetli tek bir cin girse,insanın yapısı da zayıfsa ona her şeyi yaptırabilir.İçinden ,beynine ve kalbine hükmedebilir,işte buna vesvese diyoruz.Eğer sayı fazla olursa etki de çok olur.Bazı insanlarda sebep yokken intihar etme duygusunun oluşması ,yüksek yerlerden atlama isteği,başkalarına zarar verme arzusu ,taşıt araçlarına binememe vb, akla gelen kötü fikir ve telkinler hep cinler tarafından yaptırılmaktadır.Fakat insanların çoğu,bu davranış ve düşüncelerin cinler tarafından oluşturulduğunu bilemez ,düşünemez.Sebeplerini başka yerlerde ararlar.

Kadınların bedenlerinin, erkeklere göre daha zayıf ve ruh yapılarının da daha hassas olması itibariyle;vücutlarındaki cinler ,bayanlar üzerinde daha etkili olurlar.Onun için ruhsal hastaların çoğu bayandır.Dikkat ediniz, fal bakanların da çoğu kadındır.Çünkü cinler onları daha kolay ele geçirebilmektedir.

Bazı cinli hastalar istekleri olduğu halde abdest alamaz ,namaz kılamaz veya çok zorlanır, bu durumda cinin insana iradesinin dışında zorla bir şey yaptırdığının en önemli kanıtlarındandır. Fakat bu cinler her şeyi de yaptırabilir anlamına da gelmemelidir.

5- CİNLER EVİMİZDE YAŞARLAR MI?

Gazete,televizyon ve bazı kitaplarda,perili ,hayaletli evlerden bahsedilir.Bazı insanlarda başından geçen perili hayaletli ev olaylarını buralarda anlatır.Peri, farsça bir kelime olup cin demektir.Fakat halkımız bu kelimeyi “peri kızı” olarak kullanır.Yani kadın veya kız ruh anlamını verir.Bu yanlıştır.Her zaman söylediğim gibi;bir kişinin bedeninde cin yoksa onun ,uyanıkken cin görmesi mümkün değildir.Ancak uykudayken cin ve şeytanlar rüya yolu ile görüntü verebilir.Mutlak gaybten çıkmış olan ,senin bilmediğin olayları gösterebilir.Onların bu yetenekleri vardır.Rüyanda öyle bir olayı gösterir ve o olayda gerçekleşebilir.Sende zannedersin ki ,ölmüş olan bir yakınım veya veli bir kişinin ruhu yardım ediyor.Bu tür olaylar cinlerin tuzaklarıdır.Sana bir görüntü verir,gerçekleşir,ancak sonraki zamanlarda ,seni esir alır.Çünkü ona hükmedecek gücün yok.Bundan sonra her türlü kötülüğü sana işletebilir.

Eğer evin içinde birtakım insanlar,yarı insan yarı hayvan varlıklar,kedi ,fare,köpek vb. hayvanlar,yüzü korkunç mahluklar görüyorsan,bu da uyanık halde oluyorsa;Anlaşılır ki vücudunda cin veya cinler var ,bu görüntüleri onlar veriyor.Çünkü bedendeki cinler,her ne kadar senin içindeyse de ,yapıları itibarı ile,kendilerini dışarıdaymış gibi gösterebilirler.Üstelik kulaklarına ses bile getirebilirler.İşte bu olayı yaşayan biri,evde hayalet veya peri var hissine kapılır ve korkar.Aslında hayaletler bedenindeki cinlerdir.İnsanların büyük çoğunluğu bunu bilmediği için,böyle olaylara inanır.Eğer insan bedenindeki cinlerden kurtarılırsa ,böyle şeyler bir daha görmez. Eğer hayalet,hortlak varsa neden şimdiye kadar yakalanmadı? Açıkladığım gibi bunlar hep cin oyunları ve aldatmalarıdır.

6-CİNLER İNSANI KAÇIRABİLİR Mİ?

Cinler insanı kaçırabilir mi?
Bazı kişilerden,cinler beni kaçırdı,şuraya götürdü ,birtakım şeyler gördüm,giysilerim kirlendi,parçalandı gibi sözler duyarsınız.Bu işin aslı yoktur.Olayın gizliliği şöyledir;Eğer bir insanın bedeninde kuvvetli cinler varsa,o kişinin iradesini elinden alabilmekte,gözüne bir sinema gibi görüntü getirebilmektedir.O insan artık tamamen cinlerin kontrolü altındadır.Yaptığı işlerin ve davranışlarının farkında değildir.Cinler insanı evinden çıkartır,tenha yerlere götürür,çamura yatırır,çalılıklara sokar ,bu arada gözünün önüne görüntüler getirir,bunu gerçekle ayıramazsın.Sözde bazı kimseleri tanıştırır.sonunda da cin etkiyi keser.Kişi normale döndüğünde yaşadıklarını gerçekmiş gibi algılar.Çünkü üzerinde maddi etkilerde vardır.(Elbiselerinin kirlenmesi ,yırtılması,bedeninde sıyrıklar olması vb.) Fakat yaşadığı olayı daha sonra hatırlar,beni cinler kaçırdı der.Bu tür olayı yaşayanların bedeninde cin vardır.Kurtulması gerekir.

7-YAPILAN HER BÜYÜ TUTAR MI?

Büyü tutar mı?Yapılan her büyü tutar mı?Çok merak edilir.Bir müslüman olarak bu konulara Kur'an ve sünnet üzerine bakıp o şekilde yorumlamamız lazımdır.Kur'an'ı Kerim'de büyü "sihir" olarak geçer.Büyü Türkçe kelimedir.Evinde,işyerinde muska veya üzerinde arapça yazılar bulunan insanlar hemen telaşlanır.Acaba bana büyü yapıldı mı? Büyü tuttu mu? Hemen korkmanıza gerek yoktur. Bu sitede "Üzerinde cin musallatı veya büyü olan kişide görülen belirtiler" bölümünü okuyun.O belirti ve sıkıntılardan en az 4-5 tanesini yaşıyorsanız üzerinizde büyü var anlamındadır.Yaşamıyorsanız hiç korkmayın.yapılan her büyü tutacak diye bir kural yoktur.
“İşte bu sihirlerden ,koca ile karısının arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı;fakat Allah’ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar vermeleri mümkün değildi.”( Bakara-102)

“Eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır dokundurursa,bilmiş ol ki O her şeye kadirdir.”(En’am-117)

“Herhalde Allah onu iptal edecektir.Şüphesiz ki Allah müfsidlerin işini rast getirmez.(Yunus-81)

“Hiçbir kötülük,Allah’ın izni olmadan isabet etmez.”(Tegabün-11)

Ayetlerden anlaşılıyor ki,yapılan her büyü tutmaz.Allah'u Teala isterse tutturur,isterse isterse tutturmaz.Her şey Allah'ın isteğiyle olur.Eğer senin kaderinde varsa büyü tutar.Yoksa büyücü ne yaparsa yapsın büyüyü tutturamaz.Yapılan her büyünün tutmasına Allah izin vermez. İzin verilseydi büyücülerin hepsi açık şirk içinde düşerdi.Şirk nedir? Allah'a ortak,eş koşma yani kendini Allah'la bir tutma demektir.Allah böyle bir şeye müsade etmez.Tutan büyüde Allah isterse çözülür.Hiç kimse ben büyüyü garanti çözerim diyemez,dememelidir.Allah'ın izniyle demelidir.Büyüyü çözen sadece bir sebeptir.Aslında hiçbir hükmümüz yoktur.

8-CİNLERİN İNSANLARI ÇARPMAMASI İÇİN NASIL KORUNMALIYIZ?

Cinlerden nasıl korunmalıyız? Cinlerin insanı çarpması demek, o kişinin bedenine yani içine girmesi anlamındadır.Her insan için Allah ezelde ne takdir etmişse, zamanı gelince o meydana gelir.Buna Külli irade denir.Diğer bir deyişle bu kaderimizdir.Kader yazıldımı değişmez.Kaderi değiştirecek tek bir şey vardır, o da duadır. Dua etmekte kaderimizde varsa. Nasıl olsa kaderimde ne varsa yaşayacağım, onun için yan gelip yatayım,çalışmayayım,dua etmeyeyim veya tehlikelere karşı önlem almayayım düşüncesi dinimizce uygun değildir.Biz kul olarak tedbirimizi alırız, takdiri Alllah'tan'dır.

Cin çarpması veya büyülenmekte kaderimiz de olabilir.Sıfır kilometredeki bir aracın kaza yapma olasılığı ile, bakımsız ve eski bir aracın kaza yapma olasılığı aynı mıdır?Mutlaka değildir, ancak bakımlı aracın kaza olasılığı çok daha azdır.

Allah'ın emirlerini yerine getirmek, bakımlı araç gibidir.Kazaya uğrama riski daha azdır.Abdest,namaz,oruç,sıklıkla "Lâ ilâhe illâllah " okumak, o insanı Allah himayesi altına alır. Bu bakımdan;Gusül abdesti almak, insanları şeytanlardan koruyan en büyük kalkandır.Namaz abdesti de öyledir.Abdest,manevi bir koruyucudur.Yatarken bildiğiniz dua ve ayetleri okuyunuz.Özellikle yatarken ayetel kürsi okumak Allah'a sığınmaktır.Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz,yatarken yedişer kere Felak ve Nas surelerini okur ellerine üfler ve ellerini vücudunun eriştiği yerlere kadar mesh edermiş yani sürermiş.Bunlar bize birer örnektir.Bilmediğiniz zikirleri çekmeyiniz. Kur'an okumak ve okumaya başlamadan önce istihaze yani "euzubillahimineşşeytanirracim" ve "bismillahirrahmanirrahim" mutlaka okuyunuz.Bunları yapmakta cinlerden korur.


9-PAPAZ BÜYÜSÜ NE DEMEKTİR ? PAPAZ BÜYÜSÜNDEN NASIL KURTULUNUR?

Papaz büyüsü nedir?Papaz büyüsünden nasıl kurtulunur?Papaz büyüsü hakkında aşağıdaki önemli bilgilerden faydalanmanızı umarım.Papaz büyüsü ile ilgili karşılaştırmalar yaparak açıklamalarda bulundum.Papaz büyüsünü kimler bozabilir?Papaz büyüsü nasıl bozulur?Papaz büyüsünün sırları,gizlilikleri nelerdir?Papaz büyüsünü ne bozar?
Büyüler yapılış amaçlarına göre isim alırlar.Büyücü,bir insanın bedenine cinleri büyü amaçlı gönderirken,onlara görev verir.Örneğin;falan insanın insanın bedenine gir ve onu hastalandır.Bunun adı “Hastalık Büyüsüdür.” Şu kimsenin vücuduna gir,ona cinsel ilişki yaptırma der. O kişi erkekse erkeklik organında eşine karşı kalkış olmaz.Kadınsa ayaklarını kapatır ilişkiyi tamamlatmaz.Büyülü, eşinden nefret eder,onun yüzünü değişik şekillerde görebilir. Buna da “Bağlama Büyüsü “ denir.Yine evli olan erkek ve kadının bedenine cin gönderir.Birdenbire hiç sebep yokken eşler birbirini istememeye başlarlar.Bir arada duramazlar ,sıkılırlar,her ikisinin de içinden olumsuz düşünceler oluşur.En basit olayda bile tartışma başlar.Sonuçta ayrılmaya kadar gidilir.Buna da “Ayırma Büyüsü” denir.Bu örnekleri yüzlerce verebiliriz. Bedendeki cinler bu asıl görevlerinin yanı sıra belirtiler bölümünde saymış olduğum hallerden bazılarını da insana yaşatır.O kişide fiziksel ,ruhsal ve uykuda sıkıntılar başlar.O artık büyülüdür.

Papaz büyüsü de,örneklerde olduğu gibi sadece yakıştırılan bir isimdir.Şu anlamlarda kullanılır.Papaz yapar,papaz bozar. Papaz yapar,başkası bozar.Başkası yapar,papaz bozar.Bu tabiri halkımız ve cinciler de çok kullanır.Çözülmesi çok zor hatta imkansız olan büyü manasında ifade edilir ve algılanır.Bize müracaat eden şahısların çoğuna ,daha önce gittikleri cinciler,sende papaz büyüsü var çözemeyiz (sanki başkasını çözebilirler) bundan kurtulamazsın dediklerini hep işitiriz.Kişiyi kontrol ettiğimizde ,bedeninde hristiyan cinlerin olduğunu gördük.Allah’u Teala’nın izniyle onları çıkarıp veya yaktığımızda hasta kurtuldu.

Bazıları da der ki:Senin kuklanı yapmışlar,üzerine kırk tane iğne batırmışlar,sabun eridikçe sende eriyeceksin,öldürmek için papaz büyüsü yapmışlar.Kimisi de buna “Sabun Büyüsü” der.Bu büyüyü yapmak için papaz olmaya gerek yoktur.Bilen herkes yapabilir.Aslında burada sabununda iğnenin de fonksiyonu, rolü yoktur. İşin aslı;kişinin bedenine cin gönderilmiştir.Bu cin kişinin iştahını keser yemek yedirmez. Sonuçta da insan gıdasızlıktan kilo kaybeder ,erir.

İslam alimlerinin kitaplarında büyü ve çeşitleri açıklanırken,”Papaz Büyüsü” kelimesi hiç geçmez.Zamanla uydurulmuştur.Sanki böyle bir büyüyü papaz yaparmış ve ancak papaz çözermiş anlamında ,çözülmesi zor,etkisi güçlü anlamında ,insanları korkutmak amacıyla söylenmiştir.Bunların hepsi yalandır.Bizim cinciler,yüce dinimize nasıl zarar vermeye çalışıyorlar.Hatta bazıları hastayı iyi edemeyince papaza bile gitmesini söylüyorlar.

Ağustos 2005 tarihinde bir televizyon kanalında;ülkemin saf,temiz müslümanları,İstanbul’da büyü çözdürmek ve iş bulmak ,zengin olmak için kilisenin altındaki tünelde papazın önüne kuyruğa girip ondan yardım dileyip ayinlere katılıyorlar.Tünelin içinde bulunan suyla iç çamaşırlarını yıkıyorlar.Yanlarındaki kapları da dolduruyorlar.Sonra içecekler,büyüleri bozulacak,iş ve eş bulacaklarmış!Vatandaş buraya papazın önüne üç kere gelmeliymiş ve papaz herkese kalabalıktan 15’er saniye ayırabiliyormuş.

Değerli ziyaretçilerim, böyle davranışlarda bulunanlar,derhal tövbe etmeli,affetmesi için Allah’a yalvarmalıdır.Allah’u Teala Kur’an’ı Kerim’de mealen şöyle buyuruyor:

“Biz Kuran’dan öyle bir şey indiriyoruz ki,mü’minler için şifa ve rahmettir.Zalimlerin ise yalnızca zararını artırır.”

Apaçık ayet varken, Kur’an’ı bırakıp,şifanı papazın önünde mi arıyorsun ?

Papaz büyüsünü kullanılan çeşitli anlamlarına göre inceleyelim:
A-Papaz yapar,papaz bozar.Büyünün hiçbir semavi dinle ilgisi alakası yoktur.Allah tarafından ,peygamberlere vahiy yoluyla indirilen sayfa ve kitaplarda (Zebur,Tevrat,İncil,Kur’an’ı Kerim) Allah’u Teala büyüyü kesinlikle yasaklamıştır.Hz .İbrahim ve Hz. Musa devirlerinde büyücülük çok ileri safhada olduğundan ,bu peygamberler büyücülerle hep uğraşmışlardır.Fakat her dinden büyücüler çıkmıştır.Büyücünün dini olmaz.
Büyüyü papaz yapabilir.Fakat bozamaz.Çünkü büyü ,insanın bedenine cin ve şeytan sokularak yapılır.Elle tutulamayan,gözle görülemeyen bu varlıklara,papaz hangi silahı ile etki edecek?Bu varlıklara yalnız bir durumda o da kısmen etki edebilir.Eğer hastanın bedeninde hrıstiyan cin varsa ,kendi dininden olduğu için onunla anlaşabilir,cin çıkar ve hasta kurtulur.Bu da kesin çözüm değildir .Cin diretirse bir şey yapamaz.Çıkarsa da ,cin dinine hizmet için çıkar.Müslümanın yapamadığını papaz yaptı mı,hrıstiyanlık hak dinmiş gibi algılanır ve kafalar karışır.Papaz başka dinden bir cine etki edemez .Fakat biz hangi dinden olursa olsun,Allah’ın izniyle Kur’an okuyarak, o cini ve şeytanı paramparça ederiz.

B-Başkası yapar ,papaz bozar. Büyünün ve büyücünün dini imanı yoktur.Büyüyü yapan Allah’a şirkten sonra en büyük günahı işlemiş olur.Büyüyü bu işin sırrını bilen herkes yapabilir.Ancak büyünün tutup tutmaması Allah’u Teala’nın isteğine bağlıdır.İster tutturur,isterse tutturmaz.Yani büyü yapanın garantisi olmaz.Çünkü ,Allah Kuran’da şöyle buyuruyor.”Fakat Allah’ın izni olmadıkça bununla (büyü ile) kimseye zarar vermeleri mümkün değildi.”(Bakara -102) İslam alimleri der ki;Büyü yapanın Allah önce imanını alır,sonra dilerse büyüsünü tutturur.Büyülü kişinin iradesi elinden alındığından,dini görevlerini yapamazsa,dini sorumluluğu yoktur.Zaten büyünün haram ve büyük günah olmasının inceliği buradadır.Büyü sadece Kur’an’la çözülür.Buna bağlı olarak şu soru sorulabilir.İslam olmayan toplumlarda büyü etkisi nasıl ortadan kaldırılır.?sıkça sorulan sorularda bu sorunun yanıtını vermiştim.Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı papazın veya hahamın büyü çözmesine imkan yoktur.

C-Papaz yapar,başkası çözer.Papazlar ve başka din mensupları da bu işin sırrını biliyorsa büyü yapabilir.Yine televizyonda izlemiştim.Güney illerimizden birindeki küçük bir kilisenin papazı büyü yaparken gazetecilere yakalanmıştı.Bizde de müslümanım adı altında binlerce büyücü yok mu?
Büyüyü kimin yaptığı önemli değildir.Onu çözebilmek esastır.Her zaman dediğim gibi;ister muska yolu ile ister cin sevk edilerek yapılsın ,büyüyü çözmenin tek yolu ,büyülü kişinin üzerine ,bu işi iyi bilen birisi tarafından Kur’an okuyarak sonuca gidilir.Muska,tılsım,vefk takmanın,yedi çeşmeden su aldırıp içirmenin,bir takım malzemeler aldırmanın,yıldıznamenin,üfürükçülüğün ,suya ,ele ,duvara,küreye bakmanın büyü çözme ile hiçbir ilgisi yoktur,bunlarda asla sonuç alınmaz.

 10-BEDENİNDE CİN OLAN YAKINIMA OKUYORUM ETKİLİ OLMUYOR. SEBEBİ NEDİR?

Evliyanın büyüklerinden Ahmed bin Acil hazretlerine ,bedeninde cin olan bir hasta getirdiler.Ona Yunus suresi elli dokuzuncu ayet'i kerimesini okudu.Hastaya musallat olan cin büyük bir çığlık kopararak vücudundan çıktı,gitti.Ahmed bin Acil hayatta olduğu sürece o cin bir daha geri gelmedi.Ne zaman ki vefat etti,cin tekrar ona musallat oldu.Ahmed bin Acilin öğrencileri o hastanın yanına gidip,aynı şekilde hocalarının okuduğu ayet'i kerimeyi okudular.O zaman cin güldü ve;ayet bu ayettir.Lakin okuyan,önce okuyan kişi değil deyip ,ondan ayrılmadı.(Evliyalar ansiklopedisinden)
Yukarıdaki menkıbeden de anlaşılacağı üzere ,her okuyanın cine etkisi olmaz.

Bu işi yapabilmek için,cin ve büyü alemini en doğru şekilde ve çok iyi bilmek lazımdır.Öğrenmekte kolay değildir.Uzun bir zamanı ve uğraşı gerektirmektedir.Kur'an'ı kerim'i tecvitli olarak ve bu işte okuduğun ayet ve süreleri ezbere bileceksin.Bu konularla ilgili hadisleri bileceksin,öyle zamanlar oluyor ki bazı cinler sizinle tartışma bile yapıyor.Bilginle onları yenmen lazım,aksi halde etki edemezsin.Hangi ayetleri hangi durumlarda okunacağını da bilmek lazımdır.Çünkü cinli hastalarda çok çeşitli hallerle karşılaşılabilmekte,her türlü duruma müdahele edebilmelisin.İşte ilim burada gerekli oluyor.Bu ilim sana verildi mi başarılı olursun.Yoksa her Kur'an okumasını bilen bu işi yapardı.İşin püf noktası okuyan kişinin bedeni cinlere ve şeytanlara karşı güçlü olacak.Onlardan gelecek kötü enerjiden etkilenmeyecek.
.
11-CİNLER BİR MADDEYİ (VEYA MUSKAYI) BİR YERDEN ALIP BAŞKA BİR YERE GETİREBİLİR Mİ

Cinler, bir maddeyi,eşyayı, muskayı getirebilir mi?Cinlerin bir maddeyi,eşyayı veya muskayı getiremeyeceklerini sizlere örneklerle açıklayacağım.
Halk arasında ,cinci,büyüyü cinlerine buldurtup getirtti derler.Yanlış bir inanıştır.Hiç bir büyücü ve cinci büyüyü cinlerine buldurup getirtemez.Size bir şey göstermişse,önceden hazırladığı bu maddeleri siz fark etmeden suyun içine atar veya oturduğu minderin altından çıkarır.Bu işi öyle bir hünerle yapar ki anlamanız mümkün değildir.Sizde bana yapılan büyü bulundu diye kurtulduğunuzu sanırsınız.Eğer büyücü ve cinci büyüyü cinlerine getirtebiliyorsa;Oturduğu yerden,Yükte hafif pahalı olan malları cinlerine çaldırtır zengin olur.Böyle bir şey ne duyuldu nede görüldü.

Bu meseleyi pozitif ilim bakımından incelersek; Cinler ışık hızıyla hareket ederler.Bu nedenle yapıları enerjidir.Bir maddenin hızı ışık hızına yaklaşınca , o madde yapısından çıkıp enerji haline dönüşür.O halde cin büyülü maddeyi bulup getirirken,o büyünün cinin hızına ulaşıp enerji haline dönmesi gerekir.Enerji haline dönen büyü daha sonra kendiliğinden madde haline nasıl dönecek?Bunun yanıtını hiç kimse veremez.Sonuç olarak,cincinin ve büyücünün,büyüyü cinlere getirtiyorum demesi ,aldatmaca ve hileden ibarettir.Yalnız şunu yapabilirler,şahsın evi işyeri vb. arattırılır ve cin büyünün yerini söyleyebilir.Fakat genellikle büyünün yerini bulamazlar.Cinler çok yalan söylediğinden,onlara güvenilmez.

İllizyon gösterisi yapanlar boş şapkadan tavşan çıkarıyor.Bir sandığın içindeki kızı kesip ikiye ayırıyor.Gerçekte bu eylemler yapılıyor mu?Hayır.Burada sırrını bilemediğimiz bir göz yanılması ve sihir var.

Cincinin de muskayı getirtmesi bu illizyon oyununa benzer.Olmayan bir şeyi olmuş gibi gösterir.

12-EVİMDE VE/VEYA İŞYERİMDE MUSKA VEYA BÜYÜLÜ OLDUĞUNDAN ŞÜPHELENDİĞİM BİR MADDE BULDUM NE YAPMALIYIM?
Evinizde, işyerinizde böyle maddeler bulduğunuzda telaşlanmayın.Sizde mutlaka büyü var anlamına gelmez.Büyülü maddeler her ne kadar mekanda ise de ,amaç buradaki kişileri moral olarak kötü yönde etkilemektir.Yani büyücü muska kullanarak ve o muskaya bağlı olarak kişiye cin musallat ederek büyü yapmış olabilir.Fakat büyünün tutacağı kesin değildir.Allah isterse tutturur.

Yapacağınız davranış şöyle olmalı;yukarıda geçen ”Bedeninde Cin Olan Kişide Görülen Belirtiler” bölümünü okuyun. Orada yazılanlardan en az 4-5 tanesini yaşıyorsanız,büyü ihtimali var demektir.Yaşamıyorsanız korkmanıza neden yoktur.

Bulmuş olduğunuz büyülü maddeleri,ona buna götürmeyiniz ,göstermeyiniz. Bu maddeleri yakınız.

13-CİN VE ŞEYTAN AYNI ŞEY MİDİR? CİN VE ŞEYTANIN FARKI NEDİR?

Cin ve şeytan aynı şey midir?Cin ve şeytanın farkı nedir?İnsanların çoğu cin ve şeytan kavramlarını karştırmakta ne olduğunu tam olarak bilememektedir.Aşağıda açıklayacağım üzere;cin,arapça bir kelime olup,görülmeyen,gizli anlamındadır. Cin deyince aklımıza, melekler ve şeytan gelir.Çünkü her ikisiide insanlar tarafından görülmez.Bu durumda her melek cin midir? Evet, cindir.Her cin melek midir? Değildir. Şeytan, cin midir? Evet,cindir.Günlük yaşamda şeytana da cin demek kullanılır olmuştur.Fakat, cinlerin iyileri ve kötüleri vardır.Kısaca, müslüman olmayan cinlerin hepsine şeytan denir.Aşağıdaki açıklamaları daha iyi anlayabilmeniz için bu açılamaları yaptım.
Kur’an’ı Kerim’de ve hadislerde cin ve şeytan bazen birbirinin yerine kullanılmıştır:
“Şeytanlardan da dalgıçlık edenleri ve daha başka işlerde çalışanları O’nun emrine verdik(Hz. Süleyman) Onları daima gözetim altında tutuyorduk.”(Enbiya -82)

“Rabbinin izniyle elinin altında cinnilerden de çalışan vardı.(Sebe -12)

İblis’de (kane minel cinne) olduğundan o Şeytan ve O’nun hemcinsleri,zürriyet ve cunudu (askerleri)insan nazarından(gözünden) gizlenebilen cin güruhundandır (Takım,topluluk). Ve hafiye ve casus gibi insanı görmediği tarafından vurur avlarlar.Müfessirin demişler ki:Bundan,insanın Şeytanı hiç göremeyeceği zannedilmemelidir.Şeytan insanı görmediği tarafından aldatır hatta bazen görünür de şeytan olduğunu sezdirmez.(Hak Dini Kur’an Dili-H.Yazır,4/78)

Takva (Allah’ın emirlerini yerine getiren) içindeki bir insana Şeytan,onun görmediği tarafından gördüğü halde bile nüfuz (vücudundan işleyip geçmek)edip aldatamaz. (Hak Dini Kur’an Dili-H. Yazır,4/78)
Kur’an’da İblis’in (şeytan) cinlerden olduğu haber verilmiştir:
“Hani meleklere “Adem için secde edin!” demiştik,hemen secde ettiler;ancak cinlerden olan İblis,Rabbinin emrini dinlemedi.”(Kehf-50)
“Cinden İfrit “Ben onu sana ,sen makamından kalkmadan önce getirebilirim.”(Neml-39)
“Kendisinde kitaptan bir ilim bulunan zat ise “Ben onu sana, gözünü kırpmadan evvel getiririm!”dedi.”(Neml-40)
Bu iki ayette Belkıs’ın tahtının getirilmesinden bahsedilmektedir.İfrit ,Süleyman peygambere makamından kalkmadan tahtı getirebileceğini söylemiş ise de;Kitaptan ilmi bulunan zat (rivayete göre Süleyman aleyhisselamın veziri Asaf ) gözünü kırpmadan getirebileceğini söylemiş ve tahtı Asaf getirmiştir.Buradan anlaşılıyor ki;cinler çok büyük bir hızla hareket etmelerine rağmen,kitaptan ilmi olanlar ,cinlerden bile hız bakımından üstündür. Her ne kadar cinleri göremesek de,Allah insanları cinlerden üstün yaratmıştır.Fakat cinlerin Allah’a bağlı olanları,insanlardan bağlı olmayanlarından daha üstündür.Yani takva da üstün olan üstündür.
Cinler ve şeytanlarda,insanlar gibi yeryüzünde yaşarlar.Allah insanı topraktan ,cin ve şeytanları ateşten yaratmıştır.Cinin kafirine şeytan denir.Görünmeyen bu varlıklara ervah adı verilir.Ervah,üç kısımdır.A-Cinler:İyisi de vardır ,kötüsü de. B- Şeytan: İyisi olmaz.İşi gücü insanları ,Allah’u Teala’ya isyan ettirmektir. C- Melekler:Nurdan yaratılmışlardır.Allah’ın emrinden dışarı çıkmazlar.Kendilerine verilen görevleri yerine getirirler.
Hz. Peygamberden yapılan rivayetlerde de “şeytan” ve “cin”,bazen birbirinin yerine de kullanılmıştır.
Müslim’in rivayet ettiği,”Her insanın meleklerden ve cinlerden mutlaka birer yoldaşı bulunduğuna” dair hadiste cin,şeytan yerine kullanılmıştır.(Müslim,Münafıkin,69)
Ahmed b.Hanbel ve İmam Malik;bir cinin elindeki meşaleyle,bir cinnin Hz. Peygamberimizin mübarek yüzünü dağlamak istediğini rivayet etmiştir.(İmam Malik,Muvatta,Şa’ar,4/10;Ahmed b.Hambel,Müsned,3/419
İbnü’l –Cevzi Telbisü İblis adlı eserinde Hz. Peygamberimizin yüzünü meşale ile dağlamak isteyenin bir şeytan olduğunu kaydetmiştir.(İbnü’l –Cevzi,Telbis,s,35-36)
Cin- Azazil - İblis-Şeytan Nedir?
Günlük hayatta bazı olaylar nasıl değişime uğradığında isimleri de değişirse;cin ismi de çeşitli nedenlerden dolayı değişik isimlerle anılmıştır.Cin cinsinden olan varlık eskiden “Azazil “ismiyle anılırken,Allah tarafından “insana secde etmesi” istendiğinde gurura kapılıp secde etmeyince “İblis “ olarak isimlendirildi.Bundan sonra tüm insanları azdırmaya yani “şeytaniyet “ özelliğini ortaya koymaya karar verince de, bu defa kendisine “Şeytan “ diye hitap edildi.İşte bu zamandan sonra “şeytan” lakabıyla hitap edilmeye başlandı.
Ancak bütün cinleri şeytan olarak görmemek lazımdır.Allah’ın emirlerini yerine getiren Müslüman cinlere sadece cin olarak hitap etmeliyiz.
İnsanların hepsi topraktan yaratılmış olmalarına rağmen;ırkları, boyları ,renkleri birbirine benzemiyorsa;ateşten yaratılmış olan cin ve şeytanında birbirinden fiziksel ve görünüm olarak olarak bir farkı vardır.Şeytan çirkin ve imansız bir varlıktır.Cinler ise görüntü olarak şeytandan daha iyidir.Cinlerin imansızlarına da şeytan denmiştir.

14-KURŞUN DÖKTÜRMEK BÜYÜ BOZAR MI ? NAZARA İYİ GELİR Mİ ? İŞE YARAR MI?

Bir insanın, içi sıkılsa ,işleri ters gitse , bağı ağrısa vb. haller başına gelse hemen kurşun dökecek birini arar.Toplumumuz da adet haline gelmiştir.Manevi işlerde, o işin Kur'an'a ve sünnete uygun olup olmadığına bakılır.Eğer Kur'an'da varsa veya peygamberimiz (sallallahu aleyhi vessellem) söylemiş veya uygulamışsa,yapmışsa doğrudur. O işte mutlaka bir hikmet vardır ve şifadır.

Kurşun dokme veya döktürmenin islam dininde yeri yoktur.Peygamberimiz ve sahabeler böyle bir iş yapmamıştır.O halde kurşun döktürme batıl bir eylemdir.Geçerli değildir.Peygamberimiz (s.a.v) : "Kuran'ın şifa vermediği hiç bir hastalığa Allah şifa vermez" diyerek şifanın kaynağını açıklamıştır.Burada sadece manevi hastalıklar kasdedilmiştir.Tıbbi rahatsızlıklar değil.

Nazar haktır ve nazarla ilgili bir çok hadisi şerif vardır.Peygamberimiz aleyhisselatı vesselam, nazarın ancak okumayla kalkacağını bize bildirmiştir.

Kurşun döktürme,islam öncesi devirlerden gelen, hiç bir geçerliliği ve hükmü olmayan bir hurafedir.Skıkntı anlarında Kur'an okuyup veya okutup şifayı Allah'tan istemek en doğru yoldur.

15-CİNLER İNSANI ALDATABİLİR Mİ ?

Cinler insanı aldatabilir mi?Cinler insana neler yaptırır? Cinler insanların gözüyle göremedikleri,soyut manevi varlıklardır.Biz onları göremeyiz ama cinler bizi görürler.Maddeden geçebilme yetenekleri vardır.İnsan bedenine yani içine de girebilirler.Bu duruma cin musallatı diyoruz.Eğer büyücü tarafından insana musallat edilmişlerse buna da büyü denir.İnsanın içine giren cinler o kişide ruhsal,fiziksel ve uykularında sıkıntılar yaparlar,yaşatırlar. Cinlerin bir insanı aldatabilmesi için mutlaka onun içine girmesi şarttır.İnsan içine giren cin ona vesvese vermeye başlar.Bu vesvese iki türlü olur.Birincisi o kişinin aklına, beynine hakim olup ona impalslar gönderir.Yani aklına olumsuz düşünceler getirir.Hakimiyet cinde olduğundan kendi isteklerini yapmanı ister, seni zorlar. Eğer gücün yetiyorsa karşı koyabilirsin.Fakat bir yere kadar.Gücün yetmiyorsa o cin sana istediğini yaptırabilir.Cinlerin en çok vesvese verdiği olay dini sorgulatma,cinsellik, kendine veya başkalarına zarar verme duygusudur. Vesvesenin ikinci türü, cin seninle iki insanın konuştuğu gibi sesle konuşur.İçinden birisi sana talimatlar verir,yapman için zorlar.Aklını karıştırır.Bu durum daha da zordur.İçinizden birisi seninle konuşuyor.Sen de ona bir şey yapamıyorsun.

Cinler insanın içine girdikten sonra insanları aldatabilmektedir.Çoğu insan bunun farkında bile olmaz.yaptıklarını kendim yapıyorum zanneder.Bazende kişi cinin isteğini yerine getirir, cin ona vesveseyi birakınca o insan da yaptığından pişman olur.fakat iş işten geçmiştir. Cinin vesvese verdiği insanlar sanki çift karakterli bir yapıya sahiptirler.Değişken düşüncededirler ve genelde bir dediği diğerini tutmaz.Mesela sakin bir yapıya sahip olan kişi cin musallatına uğramışsa onda çabuk sinirlenmeler olur.Her şeye çabuk kızar,sinirllenir.Yakınları bile onun bu durumuna şaşırır.

Mesela bir iş adamına büyü yapıldığı zaman, içine giren cinler onun yanlış kararlar almasını sağlar. Cin ona kendi düşüncelerini de kabul ettirir. Karşısında ki insanlara karşı olumsuz davranışlar yaptırır, olacak işi de bozarlar. O kişilerin çoğu bunun farkında dahi olmazlar. İşlerinin bozulduğundan bahsederler.fakat nedenini anlayamazlar, bilemezler.

Birgün birisi bana dedi ki:"Hocam,Kuran okunduğunu duyduğumda oradan uzaklaşıyorum.Ezana hiç tahammülüm yok. Dini bir sohbet olduğumda içim sıkılıyor!" dedi. Bu durum da cinlerin aldatmasıdır.

Cinler,insanları o kadar çok konuda aldatabilirler ki,Onların hepsini buraya yazmak mümkün değildir. Buna rağmen konunun özünü,içeriğini tam olarak ifade ettim sanırım.

Bu konuya en büyük örnek Hindistan'lı Ahmet Kadyani'dir.Hayat hikayesini bizzat kendisi yazmıştır.

Yaradılış olarak yalnız başına kalmaya yönelik, hassas bir kişiliğe sahiptir. Sık sık bir köşeye çeklip benliğini tanıma çalışmaları yapmaktadır.

Bu günlerden birinde aniden gizli bir ses işitir.Bu sesi sadece o duyabilmektedir.İşte bu ses, babasının, o gün akşam ezanından sonra öleceğini söyler.

Ahmed Kadyani bunu işitince korkar ve üzülür.Bu üzüntü ve korku sırasında aynı ses tekrara gelir:

-Allah kuluna yetmez mi?

Ve gerçektende babası o gün akşam üstü vefat eder.

"O sesi ondan sonra çok duydum... O ses bana çok şey öğretti!.. O ses beni dünyaya tanıttı meşhur etti.Fakirken, beni hayra harcamak üzere servete boğdu!...

Ahmed Kadyani, cinlerden birinin onu kendisine nasıl bağladığını, bazı yanlış inançlara yönelttiğini devamla şöyle anlatır:

"Kulağıma gelen seslerin Rahmani olduğundan asla şüphe etmiyordum.Çünkü, şeytan benimle alay etseydi ,içimdeki fenalıklar dile gelse mutlaka fark ederdim

Bazen o sözleri uzaktan işitiyordum,bazende bizzat benim ağzımdan çıkıyor;fakat söyleyen ben olmuyordum.O kadar ki bazen hiç bilmediğim lisanlarla konuşuyordum.

Alalade bir ruhun veya ruhların bana hulul ettiğine (içime girdiğine) inanmıyorum.

Sonunda cinin kandırdığı ahmed Kadyani'nin yaptığı işi görelim.

Bir gün ortaya çıkıyor ve şöyle diyor:

"La ilahe illallah Muhammed'un Rasululllah!...Ben peygamberlerin en sonu ve en büyüğü olan Muhammed'in kalbini dolduran şevki ile Mesih ibni Meryem'im...Muhammed!den başka peygamber gelmeyecek.Yalnız bir kişi onun hilatı fahiresine (onun iftihar edecek mertebesine) bürünecektir...İşte ben O' yum!... Kadyanlı Ahmed ,efendisi Muhammed'in Hatemülnebi'liğine (son nebi) halel gelmeden evvel nebi olmuş.Tanrısından mukaddes bir görev almıştır.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ölen, Mirza Gulam Ahmed'den "keramet" diye nitelendirilen bir çok haller ortaya çıkmıştır, şöyle ki:

Binlerce kişinin, gördükleri rüyalarla kendilsine bağlanmaları; yanında kırk gün kalan kimselerin semavi! işaret alarak bütün inkarlardan sıyrılmaları;kötürümleri bir kaç el temasıyla,hastaları birkaç sözle iyi etmesi onun en çok görülen ve "keramet" diye adlandırılan hallerinden bazılarıdır.Hatta kendisiyle tartışmaya giren bir kaç kişinin sonunda ölmesi, şöhretinin tamamen yayılmasına sebep olmuştur.

Kendisinin Mehdi olduğunu iddia eden; ve Mehdi ile ahir zamanda yeryüzüne inecek olan Hz. İsa'nın aynı şahıs olduğunu söyleyen; ve sonuç olarak;işte kendisinin "bu" kimse olduğunu sanan Mirza Gulam Ahmed Kadyani,genel bir görüşle her ne kadar islamiyeti yaymış ve genişletmeye çalışmış ve bunda da bir ölçüde başarılı olmuşsa da ; mesele teferruatlı bir şekilde araaştırıldığı zamangörülüyor ki,ortada,cinlerin önce bir kişiyi,sonrada onun aracılığı ile binlerce kişiyi kendilerine bağımlı kılmaları;bu iş içinde islamiyeti kullanmaları söz konusudur

Ahmed Kadyani öreneğinde görüldüğü gibi, günümüzde de çok kişi kendini peygamber,Mehdi,gizli güçleri olduğunu iddia edenler,tarihte önemli şahsiyetlerden biri olduğunu tanitanların hepsi,cinlerin yönetimi altında olanlardır.

16-CİNLER İNSANLARA HANGİ ZARARLARI VE NASIL VERİR?

Cinler,insanlara hangi zararları ve nasıl verir?Cinler insanlara neler yapar?Cinlerin, insanlara zarar verebilmesi için mutlaka o kişinin içine girmesi lazımdır.Cinlerin boyut farkı olmasına rağmen onlar da bizimle bu dünya üzerinde yaşarlar.Eğer, cinler insanın içine girmeden zarar verebilselerdi, yertüzünden ne kadar insan varsa hepsinin cinlerin tasallutu,hakimiyeti altında olması gerekirdi. Cinler, insan bedenine,,çine girdikten sonra, o insana,ruhsal fiziksel ve uykularında sıkıntı ve zarar verir.Bu belirti ve sıkıntıların ne olduğunu, "Bedeninde cin olan ve büyülü kişide görülen belirtiler,sıkıntılar" bölümünden okuyabilirsiniz.

İçinin sıkılması,uyuyamama veya çok uyuma, çabuk sinirlenme,ilaçla geçmeyen baş ağrıları,arkadan takip edilme hissi,banyoda veya tuvalette sıkıntı,Kur'an dinleyememe, namaz kılamama veya kılarken zorlanma, vesvese gelmesi,kollarda ellerde uyuşmalar,eklemlerin ağrıması gibi sıkıntıların olması,yaşanması cinlerin insanlara verdiği zararlardan bazılarıdır.

Cin ve şeytan Kur'an'ı kerimde bir çok surede geçmektedir.Birbirinin yerine de kullanılmıştır.

"O'nu Allah'ı bırakıp da sadece dişi (isimli putlara) tapıyorlar ve hayırsız , kaypak bir Şeytan'a ibadet ediyorlar."(Nisa 117)

"Fakat Şeytan'ın adamlarına uymayın;çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır!" (En'am/142)

"İblis " Öyle ise beni azdırmana karşılık yemin ederim ki bende onları (insanları) saptırmak için mutlaka Senini doğru yoluna pusp kurup oturacağım,sonra önlerinden ve arkalarından sağlarından ve sollarından sokulacağım ;Sen çoğunu şükredici bulmayacaksın " dedi. (A'raf(16,17)

"Eğer Şeytan'dan bir fit vesvese gelirse hemen Allah'a sığın, muhakkak ki Allah hakkıyla bilen işitendir"(A'raf/200)

"Rabbim Şeytan bana meşakkat ve elem ile dokundu." (Sad /41)

"Şeytan onları istila etmiş, onlara Allah'ı anmayı unuttturmuştur.İşte onlar Şeytanın taraftarlarıdır.Bilmiş ol ki Şeytanın taraftarları hüsrana uğrayacaklardır."(Mücadele /19)

"Gizli konuşmalar inananları üzmek için Şeytan'dandır.Halbu ki; Allah'ın izni olmadan hiç bir zarar veremez.Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler, dayansınlar. (Mücadele/10)

Ayetlerde geçen "şeytana ibadet", "Şeytan'ın düşman olması" "insanlara dört yönünden sokulması, " vesvese vermesi", "insana dokunması ve meşakkat vermesi" Şeytan'ın insanı istila etmesi"," insana zarar vermesi" nasıl olmaktadır? Hicr suresi 27. ayetinde "Cinni de daha önce( insandan önce) mesemata (maddeye insanın görünmeyen gözeneklerinden içeri nüfuz edebilen) zehirleyici dumansız ateşten yarattık." Ayeti kerimesi cinlerin insanın bedenlerine girebildiklerinin ispatıdır.Bir hadisi şerifte ise "Şeytan,ademoğlunun damarlarında dolaşır ." demiştir resulullah efendimiz.

İnsanın içine girebilen ,hatta damarlarındaki kanla birlikte dolaşabilen cin_şeytan saç telimizden ayak parmak uçlarına kadar bütün organlarımızda dolaşabilme yeteneğine sahiptir.

İnsanların beynine hükmeder psikolojik zarar verir.Ruh sağlığını bozabilir.Fiziksel zarara verir , vücudun çeşitli yerlerine ağrı ve sızı yapabilir. Uyku uyutmaz veya aşırı uyku uyutur.Kötü rüyalar gösterebilir.

17- BÜYÜ BÜYÜ İLE BOZULUR MU?

Büyü, büyü ile bozulur mu? İnsanların çoğu büyünün ne olduğunu bilmediğinden, büyü, büyü ile bozulur mu? Sorusunu soruyorlar.Büyü, büyücünün insan bedenine,içine cin musallat etmesi,sokmasıdır.Burada, büyücü,büyü yaptıran,büyü yapılan ve büyüye alet olan cinler olmak üzere dört muhatap vardır.

Büyücünün, büyü yapabilmesi için, mutlaka şeytanlarla işbirliği içinde olması lazımdır.Büyü yapanın O cinlerle işbirliği içinde olması ne demek? Cinlerin, büyücünün bedeninde, içinde olması gereklidir.Onlarla ancak o şekilde iletişim kurabilir. Birisi büyücüye geldi,falan kişiye büyü yaptırmak istediğini talep etti.Büyücü ne yapar? çevresindeki şeytanlardan bazılarını çağırır.Falanca insanın içine gireceksiniz, ona şunları yaptıracaksınız diye söyler.Fakat şeytanlar o insana gitmeden önce, büyücüye yapması için görev verirler.Nedir bu görevler?Büyücünün Allah'a isyan edecek davranışlardır. İşte bu cinle büyücünün işbirliğidir.Çünkü şeytan Allah ve insan düşmanıdır.İnsanın iyiliği için hiç bir şey yapmaz.Bunları anladıktan sonra büyü ile büyünün neden bozulamayacağına.

Bir insan büyülendi, yani içinde, bedeninde,vücudunda cinler var.Gözle görülmeyen,elle tutulamayan soyut varlıklar. Peki, büyüyü bozmak ne demek? Büyülü insanın içindeki cinleri,şeytanları ortadan yok etmek,bizim tabirimizle onları yakmak demektir.Veya isterlerse bedenden çıkarmak...Bu durumda vücuttaki şeytanlara etki edecek,onları sıkıntıya sokacak,onları yakacak bir şey lazımdır.Nedir o? Kur'an'ı Kerim'dir.Kur'an dışında hiç bir şeyle cinlere,şeytanlara etki etmek,tesir etmek mümkün değildir.

Büyü ile büyü bozmak demek, zaten senin içinde cinler,şeytanlar var,bende başka cinleri sana musallat edeyim demektir. Büyü ile büyü bozdurmağa kalkarsan, içindeki cinlerin sayısını artırırsın.Hem günaha girersin hem de sıkıntılarından kurtulacağın yerde daha da artırırsın. Bazı hocalar diyor ki:" Benim cinlerim müslüman,onlardan sana koruyucu göndereceğim." Vatandaşta hemen inanıyor.Müslüman lafını duydu ya.Gerçek müslüman cin insan bedenine girmenin haram ve günah olduğunu bilir.Asla insanın içine girmez.Bunlar şeytani vasıflı cinlerdir.Hiç kimseyi Allah'tan başka koruyamaz.Sen büyülü insanın bedenine kendi cinlerini soktun. O kişinin içindeki cinler senin gönderdiklerinden daha kuvvetliyse, güçlüyse ne olacak?Onlarda o insanın içinde kalacak,sıkıntı daha da artacak.

Bu nedenlerden dolayı, büyü ile büyü bozulmaz.Büyü sadece Kur'an'ı Kerim ile bozulur.

18-CİNCİ HOCA BİR YAKINIM İÇİN " BUNA KAFİR CİNLER MUSALLAT OLMUŞ,PAPAZ BULUN OKUTUN DEDİ) PAPAZA OKUTMAK UYGUN MUDUR? CAİZ MİDİR?

Asla caiz değildir.Kuran'ı Kerim'in şifa vermediği hiç bir hastalığa Allah şifa vermez.Böyle işler yapanlar varsa tevbe etsinler.

18-KUR'AN'I KERİM DIŞINDA CİNLERE VE ŞEYTANLARA ETKİLİ OLMAK MÜMKÜN MÜ?

Allah'u teala cinleri, gözle görülemeyen, elle tutulamayan dumansız ateşten yaratmıştır. Bu varlıklara Kur'an dışında hiç bir şeyle etki etmeniz mümkün değildir.Çünkü Kur'an nurdur.Onları ancak Kur'an'nın nuru yakar.

19-İNSANLAR CİNLERİ GÖREBİLİR Mİ?

İnsanın cin ve şeytanları görebilmesi için, bu varlıkların o kimsenin bedenine girmesi lazımdır.Ancak vücudunda her cin olanda bunları görmesi mümkün değildir.Bazı durumlarda ilimle o varlıklar hissedilebilir.Allah'u Teala herşeye Kâdır' dir.

20- ALLAH'U TEALA İBLİSLE KONUŞTU MU?


Cenâb-ı Hak, "(Allah), "Ey iblis, sen niçin secde edenlerle beraber olmadın " dedi" buyurmuştur. Bil ki âlimler, "Ey iblis" hitabı ile, "Allah ona "Ey iblis" dedi" manası kastedildiği hususunda icmâ etmişlerdir. Bu, Allah Teâlâ´nın iblis ile konuşmuş olmasını gerektirir. İşte bundan ötürü bazı kelamcılar şöyle demişlerdir: "Allah Teâlâ bu hitabı (sözü), iblise, bazı elçilerinin lisanı ie İblis’e ulaştırdı." Fakat bu görüş zayıftır. Çünkü biz cevap olarak, "Ben kuru bir çamurdan... yarattığın beşere secde edeyim diye var olmadım" demiştir ki, buradaki "yarattığın" ifâdesi, gaibe söylenecek bir söz değil, karşıda hazır bulunan birisine yapılan bir hitabtır. Sözün zahiri, Allah Teâlâ´nın iblis ile, iblis´in de Allah Teâlâ ile vasıtasız olarak konuşmuş olduğunu göstermektedir. Allah Teâlâ´nın vasıtasız olarak konuşması, makamların en büyüğü ve mertebelerin en yücesi olduğu halde, bu nasıl düşünülebilir, yine böyle bir şeyin kâfirlerin başı ve reisi olan İblis için olması nasıl söz konusu olabilir " denilirse, buna şöyle cevap verilebilir: "Allah Teâlâ´nın konuşması, eğer teşrif ve ikram üslûbunda olursa, ancak o durumda konuşulan için yüce bir mertebe olur. Ama bu, tahkîr ve zelil kılma üslubunda olur. (Razi,Hicr Tefsiri)

21-CİNLER DEFİNENİN YERİNİ BİLİRLER Mİ? YERLERİNİ DEĞİŞTİRİRLER Mİ?

Halk arasında özellikle define meraklılarının en çok konuştuğu konulardan bir tanesi de; "Bilmem kim hoca cinleriyle definenin yerini biliyormuş!" veya " Definenin yerini bulmuş fakat cinler yerini değiştiriyormuş!" . Bunların hepsi boş sözdür. Cinlerle irtibatı olan hiç kimse define bulamaz.Bunun örmeği yoktur.

Eğer cinlerle define bulunsaydı; bütün cinciler ve büyücüler zengin olurdu.Defineciye neden ortak olsun ki! Onlar definecilerden bir miktar maddi olarak yararlanmak için, böyle bir iddia ortaya atarlar, netice alamayınca da çeşitli bahaneler ileri sürerler.Diğer söylemleri de " define burda fakat cinler yerlerini değiştiriyor" sözüdür. Hiç bir cin ve şeytan;insan bedenine girmeden hiç bir tasarrufta bulunamaz. Hiç bir şeyi bir yerden kaldırıp bir yere götüremezler. Onlar enerji varlıklardır. Eğer öyle olsaydı altın, para ve döviz gibi şeyleri bir yerden çaldırırlardı. Bu olayın kısaca açıklaması budur.

Bana bile çeşitli defineciler geldi. Aynı cevapları onlara verdim. İnanmadılar. Başkalaryla o kadar uğraşmalarına rağmen bir şey bulamadılar. Ve haklılığımı kabul ettiler.

22-Bazı kişiler altıncı hissinin kuvvetli olduğunu söyleyip fal bakıyorlar. Falları da kısmen doğru çıkıyor. Bunu nasıl açıklarsınız ?
Bazı kimseler çeşitli yöntemleri kullanarak fal bakmaktadır.Falları da kısmen doğru çıkmaktadır.Bu doğrudur.Dikkat ederseniz,bunlar geçmişinizle ve şu andaki olaylardan haberleri kısmen tutturmaktadır.Çünkü geçmişte ve şu onda olan bir olay gaybtan çıkmıştır.Yani bilinmektedir.Bir olay olmuşsa,bunu başkaları biliyor siz bilmiyorsanız,bu gayb sadece sizin için gaybtir,bilenler için değil. Fal bakanların hepsinin bedenlerinde ,cin veya şeytan olduğundan,bu cinler yapıları itibarı ile geçmişteki veya şu andaki olayları kısmen bilmektedir ve falcıya söylemektedir. Sizin haberiniz bile olmaz,falcıda cinin söylediklerini size iletir.Şaşırırsınız nasıl bildi diye.Biraz akıllı ve mantıklı yorum yapalım.Eğer bu cin ve şeytanlar geçmişi tamamen bilseydi;bu kadar faili meçhul olay, cinlere sorulup,bilinirdi.Gizli hiçbir şey kalmazdı.Örneğin;Malı çalınan kaç kişinin malını bu cinci ve falcılar bulmuştur.Hiç.Bu falcılar ,gelecekle ilgili haber verirler.Yani kahinlik yaparlar.Burada da falcının bedenindeki cinler,yalan yanlış sözler söyleyip,hem falcıyı hem de sizi kandırır.
Allah'u Teala Kur'an'ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
“Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman,onun öldüğünü ,ancak (dayandığı) asasını yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. Süleyman yere yıkılınca anlaşıldı ki;cinler gaybı bilselerdi, (Süleyman aleyhisselam'ın öldüğünün farkında olmadan bir yıl çalışmak suretiyle) o küçük düşürücü azab içinde kalmazlardı.” (Sebe-14)
Yukarıdaki Ayet-i Kerime'de belirtildiği üzere;cinlerin gözünün önünde ölmüş olan, Süleyman peygamberin ölümünü bile bilmiyorlar.
Allah'u Teala yine başka ayetlerde şöyle buyuruyor:
“O bütün gaybı bilir fakat sırlarını kimseye açıklamaz.” (Cin-6)
“Kendi seçtiği peygamberler müstesna.Bunun için onun önünden ve arkasından gözetleyici melekler dizer. (cin-27)
Hz.Âişe’den nakledilen bir hadisde:”Bazı kimseler Rasulullah’a  kâhinlerin mahiyetinden sordular.Hz. Peygamber de:”Onlar hiçbir şey değillerdir” buyurdu.Orada bulunanlar: “Ya Rasulallah!Onlar bazen bir şey söylüyorlar de gerçek çıkıyor” dediler.O da:” Bu söz cinden işitilmiştir ki,cinni o sözü kulak hırsızlığı yapıp süratle kapar ve daha sonra dostunun kulağına ,tavuğun tekrar tekrar seslenmesi gibi eğilip boşaltır.Kâhinler de bu sözün içine yüzden fazla yalan karıştırırlar” buyurdu.(Buhari,Tıb,46:Edeb,117;Tevhid, 57;Müslim,Selâm,123;Ahmed b. Hanbel,Müsned; 6/87)
Diğer bir rivayete göre,Hz. Peygambere kâhinlerle ilgili soruyu Hz.Âişe sormuştur.Hadis şöyledir:Ben;Ya Rasulullah! Kâhinler bize bir  şey söylerdi de biz o şeyin gerçek çıktığını görürdük, dedim.Hz Peygamber de ,”Melekler ,bulut içinde Yeryüzün’de olacak şeyleri konuşurlar.Meleğin konuştuğu o kelimeyi şeytanlar da işitir de, daha sonra  onu sürahinin boşaltılacak kabın ağzına tatbik edildiği gibi kâhinin kulağına iletirler.Kâhinler de, o bir söze yüz tane de yalan katarlar.”(Buhari,B. Halk, 11;Müslim,Selam, 122) 
Yukardaki hadislerden Cahiliye dönemindeki Araplarında kehanetin çeşitleri olduğunu anlamaktayız. İlk çeşidi,kâhinincinlerden bir dost edinip,gökyüzünden çaldığım haberleri  ona aktarması şeklindedir. Kahinliğin bu  şekli Hz. Peygamberin gönderilmesi ile sona ermiştir.Cinlere gök kapıları  kapanmış, üzerlerine şihâplar gönderilmek suretiyle semadan kulak hırsızlığı yapmaları men edilmiştir.
Günümüzde rastlanan ikinci çeşidi ise, cinnin dostu olan kâhine yeryüzünde  olup bitenleri,uzakta veya yakında olan gizli şeyleri haber vermesidir.İmam Nevevi , bu tür falcı ve kâhinleri dinlemenin yasak olduğunu söylemiştir. 
Allah gaybı kendi seçtiği peygamberlerine bildirdiğine göre;bedeninde cin olan insan veya cin nasıl bilecek?Fal bakma olayı bir kandırmacadır.Dinimizde haram ve yasaktır.
Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı,cin geçmişle ve şu andaki olaylarla ilgili (gayb olmayan) birkaç olan şeyi söyler,falcıda benim altıncı hissim kuvvetlidir der.O halde altıncı his diye bir olgu yoktur.İşin aslı açıkladığım gibidir.
Falcının kullandığı, kahve fincanı, iskambil kağıtları, tarot kağıtları, küre, ele bakma, suya bakma vb. malzemelerin hepsi bir aksesuardır.hiç birinin hükmü yoktur.Dediğim gibi her şey, cinin söyledikleri üzerine kuruludur.

23- CİNLERİN GÜÇ VE KUVVETLERİ AYNI MIDIR?

İnsanların boy,kilo ve güçleri, kuvvetleri farklı ise, cinlerinde bu özellikleri birbirlerinden farklıdır. Allah onları dumansız ateşten, bugünkü anlayışımızla enerjiden yaratmışmışsa da, insanlar gibi güç ve kuvvetleri aynı değildir. Kur'an'ı Kerimde geçen, Cin, Şeytan, Marid, İfrit kelimeleri onların güçlerini ifade etmek içindir. Bundan başka yine Kur'anı Kerim'de Sad suresinde Allah, cinlerin de kendi aralarında çeşitli işlere yaradıklarını anlatmak için; cinleri Bennâ, Ğâvvâs ve Ah'arin olarak isimlendirmiştir.

İnsanların nasıl ki yetenekleri birbirinin aynı değil ise cinler içinde durum aynıdır. Cinleri güç ve kuvvetlerinin birbirinden farklı olması nedeniyle; bir insana musallat olduklarında veya edildiklerinde, o kimseye yaptıkları yaşattıkları hep çeşitlidir. Bazı insanlar daha az etkilenirken bazıları daha fazla etkilenir. İşte bu, o kimseye musallat olan cinin kuvvetinden kaynaklanmaktadır.

Bu yüzden bazı kimseleri şeytandan kurtarmak kolay olurken, bazılarını ise uzun sure okumak gerekmektedir.




 

 
 
"Ben, cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım."

(Zariyat-56)
Güzel rüya Allah'tandır. Kötü, karışık rüya şeytandandır. Dolayısı ile biriniz kötü bir rüya görüp korkarsa sol tarafına tükürsün ve şerrinden Allah'a sığınsın,böylece kötü rüya kendisine zarar veremez.
Hadisi Şerif

 



Tüm Hakları Saklıdır (c) -2011